Bir Sürü Olsun: Hayvancılıkta Üretim Seferberliğine Yeni Bir Adım

Yayınlanma : 05 Kasım 2026 13:34

“2027 Yılı Bir Sürü Olsun Projesi Başvuruları Başladı”

 

Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürlüğü (HAYGEM) tarafından yürütülen ve Et ve Süt Kurumu (ESK) iş birliğiyle hayata geçirilen “Bir Sürü Olsun” Projesi kapsamında 2027 yılı etçi ırk hayvan tahsisi başvuruları 4 Kasım 2026 tarihi itibarıyla başladı. Başvurular 13 Kasım 2026 tarihine kadar devam edecek.

Türkiye’nin tarım ve hayvancılık politikalarında üzerinde durulması gereken temel meselelerden biri, üretim kapasitesinin sürdürülebilir biçimde artırılmasıdır. Çünkü hayvancılık yalnızca hayvan sayısından ibaret değildir. Hayvancılık; damızlık varlığı, kaliteli kaba yem üretimi, mera yönetimi, yetiştirici tecrübesi, işletme ekonomisi ve sürdürülebilir üretim zincirinin birlikte işlemesini gerektiren stratejik bir alandır.

Türkiye’de hayvancılık konuşulurken hep aynı üç kelime geçer: maliyet, yem ve gelecek. Kırsalda ise çoğu zaman tek bir soru vardır: “Bu işi sürdürebilecek miyiz?” Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürlüğü (HAYGEM) tarafından duyurulan 2027 Yılı Bir Sürü Olsun Projesi, bu soruya verilmiş somut bir cevap olarak görülebilir.

Türkiye’de tarım ve hayvancılık sektörü; kırsal kalkınmanın sağlanması, gıda arz güvenliğinin korunması ve kırmızı et üretiminde sürdürülebilirliğin yakalanması açısından stratejik bir öneme sahiptir. Son yıllarda küresel ölçekte yaşanan ekonomik ve iklimsel değişimler, yerli üretimin desteklenmesini ve nitelikli damızlık popülasyonunun artırılmasını zorunlu kılmıştır. Bu doğrultuda HAYGEM tarafından hayata geçirilen “2027 Yılı Bir Sürü Olsun Projesi”, etçi ırk sığır yetiştiriciliğini yaygınlaştırmayı ve küçük ölçekli işletmeleri güçlendirmeyi hedefleyen kapsamlı bir hamle olarak öne çıkmaktadır.

“Bir Sürü Olsun Projesi”, öncelikli olarak Türkiye’nin etçi damızlık hayvan varlığını nicelik ve nitelik bakımından geliştirmeyi amaçlamaktadır. Proje kapsamında et verimi yüksek etçi ırkların yaygınlaştırılması; kaliteli kırmızı et üretiminin artırılmasına, ithalat bağımlılığının azaltılmasına ve kırsalda aile işletmeciliğinin sürdürülebilir kılınmasına katkı sağlayacaktır.

Projeyi öne çıkaran temel unsurlar şunlardır:

1.         Damızlık Altyapısının Güçlendirilmesi: Yüksek genetik potansiyele sahip gebe dişi ve damızlık erkek materyalin yetiştiricilere sunulması.

2.         Kırsal İstihdam ve Aile İşletmeciliği: Küçük ve orta ölçekli üreticilerin üretim kapasitelerinin artırılarak ekonomik açıdan dayanıklı hâle getirilmesi.

3.         Sosyal Pozitif Ayrımcılık: Kadın ve genç yetiştiriciler ile afet bölgelerindeki üreticilerin desteklenmesi.

Uygulama Modeli ve Başvuru Koşulları

Proje, belirli standartlara oturtulmuş paket modeli üzerinden yürütülmektedir. Bu model kapsamında sunulan imkânlar ve başvuru şartları belirli kurallara bağlanmıştır.

1. Paket Yapısı ve Talep Sınırları

Proje dâhilinde yetiştiricilere sunulan temel birim “1 Paket” olarak tanımlanmıştır. Hayvanlar paket hâlinde tahsis ediliyor:

•          1 paket: 15 gebe etçi ırk dişi + 1 damızlık erkek (toplam 16 baş)

•          2 paket: 30 gebe dişi + 2 damızlık erkek (toplam 32 baş)

•          3 paket: 45 gebe dişi + 3 damızlık erkek (toplam 48 baş)

Yetiştiriciler en az 1, en fazla 3 paket talep edebiliyor. Tahsis öncelikle her hak sahibine bir paket olacak şekilde yapılıyor. İkinci ve üçüncü paket talepleri, kontenjan kalması durumunda değerlendiriliyor.

Projenin hedefinde kimler var?

Bir Sürü Olsun Projesi, belirli şartları taşıyan gerçek kişi yetiştiricilerin başvurularına açık. Buna göre başvuru sahibinin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması, 30 Ekim 2026 tarihi itibarıyla 18 yaşını doldurmuş bulunması ve kendisine ait işletmenin en az bir yıldır kesintisiz olarak TÜRKVET sisteminde kayıtlı olması gerekiyor.

İşletmenin TÜRKVET kayıtlarında bulunan toplam büyükbaş hayvan kapasitesinin en fazla 200 baş olması ve talep edilen hayvan sayısını karşılayacak kapasiteye sahip bulunması da zorunlu. Bir yetiştirici yalnızca bir işletmesi için başvuru yapabilecek. Ayrıca aynı haneden yalnızca bir kişinin başvurusu kabul edilecek.

Bu şartlar, projenin mevcut işletmeler üzerinden yürütüleceğini ve belirli bir hayvancılık geçmişi bulunan yetiştiricilerin hedeflendiğini gösteriyor.

Küçük aile işletmelerine ve genç yetiştiricilere öncelik

Projenin önemli yönlerinden biri de başvuruların yalnızca başvuru sırasına göre değil, belirlenen kriterler üzerinden puanlama ve sıralama yöntemiyle değerlendirilecek olmasıdır.

Kadın yetiştiriciler ve 41 yaşından gün almamış genç üreticiler öncelikli gruplar arasında bulunuyor. Deprem bölgesinde veya üretim planlaması kapsamında besi bölgesi olarak belirlenen illerde işletmesi bulunan yetiştiriciler de avantajlı olacak.

Bunun yanında engelli bireyler, gaziler ve birinci derece şehit yakınları ile 1–20 baş büyükbaş hayvan varlığına sahip küçük ölçekli aile işletmeleri de değerlendirmede öncelik taşıyan gruplar arasında yer alıyor. Ziraat mühendisi, veteriner hekim ve gıda mühendisi olan başvuru sahiplerinin mesleki yeterlilikleri de puanlama kriterleri arasında bulunuyor.

Ayrıca işletmenin iki yıldan uzun süredir başvuru sahibi adına kayıtlı olması, son iki yıllık dönemde aktif hayvancılık faaliyetinin bulunması, tarımsal amaçlı örgüt üyeliği ve ÇKS kayıtlarında dikili alanlar hariç tarım arazisine sahip olunması da değerlendirmeye alınacak.

Burada önemli bir ayrıntı var: Talimatta kriterlerin ağırlık puanlarının HAYGEM tarafından belirleneceği ifade ediliyor. Dolayısıyla öncelik kriterlerini taşıyan herkesin otomatik olarak hak sahibi olacağı düşünülmemeli. Hak sahipleri, toplam puanlarına ve ülke genelindeki kontenjana göre belirlenecek.

2. Finansal Mekanizma ve Teminat

•          Finansal Mekanizma: Hayvanlar, Et ve Süt Kurumu tarafından belirlenen bedeller üzerinden üreticilere satılacaktır. Hak sahipleri, belirlenen satış tutarını kendilerine tanınan yasal süre içinde ödemekle yükümlüdür.

•          Teminat Koşulu: Başvuru ciddiyetini sağlamak ve operasyonel süreçleri güvence altına almak amacıyla hayvan başına 3.000 TL başvuru teminatı yatırılması gerekmektedir. Bu tutar, talep edilen paket sayısına göre şu şekilde hesaplanıyor:

o          1 paket (16 baş) için 48.000 TL

o          2 paket (32 baş) için 96.000 TL

o          3 paket (48 baş) için 144.000 TL

Teminatın, başvuru sahibinin kendi adına ve ESK hesabına yatırılması gerekiyor.

•          Başvuru Yeri: Süreç, işletmenin bağlı bulunduğu İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlükleri yürütücülüğünde gerçekleştirilmektedir.

Proje Takvimi

•          Başvuru Tarihleri: 4–13 Kasım 2026

•          Sonuçların İlanı (Asil ve Yedek Listeler): 30 Kasım 2026

Hayvanlar hibe değil, satış yoluyla verilecek

Projenin özellikle altı çizilmesi gereken yönlerinden biri, hayvanların ücretsiz dağıtılmayacak olmasıdır.

Hayvanlar Et ve Süt Kurumu (ESK) tarafından temin edilecek ve birim satış bedeli yine ESK tarafından belirlenecek. Hak sahipleri, kendilerine tahsis edilen hayvanların toplam bedelini, ESK tarafından yapılacak çağrı üzerine belirtilen süre içinde tamamen ödeyecek. Başvuru sırasında yatırılan teminat ise tahsis edilen hayvanların toplam satış bedelinden mahsup edilecek.

Bu nedenle projeyi bir hibe veya karşılıksız hayvan dağıtımı olarak değerlendirmek doğru değildir. Üretici, hayvanları belirlenen bedel üzerinden satın alacaktır. Nakliye ve teslimata ilişkin masraflar da yetiştiriciye ait olacaktır.

Ayrıca hak sahiplerinin ödeme ve teslim takvimine dikkat etmeleri gerekiyor. Süresi içinde ödeme yapılmaması veya mücbir sebep olmaksızın hayvanların teslim alınmaması durumunda tahsis hakkının kaybedilmesi ve teminatın belirli şartlarda irat kaydedilmesi söz konusu olabilecek.

Başvurudan önce ne yapmalı?

Başvuru koşulları, gerekli belgeler, teminat işlemleri, değerlendirme kriterleri ve uygulama takviminin tamamı proje talimatında yer alıyor. Talimata https://tinyurl.com/birsuruolsun adresinden ulaşılabiliyor. Başvuru yapmadan önce talimatın dikkatle okunmasını, belgelerin eksiksiz hazırlanmasını ve işletme kapasitesinin kontrol edilmesini tavsiye ederim. Süre dar olduğu için bu hazırlık, başvurudan bir gün önce değil, bugünden yapılmalı.

Bir sürü olsun ki köyde ışık yansın, genç şehre göç etmek yerine ahırında geleceğini kursun. Ancak bu projenin değeri, dağıtılan hayvan sayısından çok, doğru kişiye ulaşıp ulaşmadığı ve o hayvanların yetiştiricinin elinde verimli bir sürüye dönüşüp dönüşmediğiyle ölçülecek. Hak sahibi olan yetiştiriciye düşen, planlı ve bilinçli adım atmak; kurumlara düşen ise şeffaf, takvime uygun ve adil bir süreç yürütmektir.

2027 Yılı “Bir Sürü Olsun Projesi”, Türkiye hayvancılığında etçi ırk payının artırılması ve yerli üretimin teşvik edilmesi adına atılmış somut bir adımdır. Sermaye yapısı uygun olan ve işletme altyapısını geliştirmek isteyen üreticiler için önemli bir fırsat sunan bu model, aynı zamanda yerel düzeyde hayvansal üretimin planlanmasına katkı sağlayacaktır. Türkiye’nin hayvancılık politikalarında damızlık varlığının güçlendirilmesi, kırmızı et üretiminin artırılması ve aile işletmelerinin korunması birbirinden bağımsız hedefler değildir. Bunlar, birbirini tamamlayan bir üretim stratejisinin parçalarıdır. Özellikle genç yetiştiricilerin, kadın üreticilerin ve küçük ölçekli aile işletmelerinin desteklenerek üretim sisteminde daha güçlü yer edinmesi, kırsal kalkınma açısından önemli bir kazanım sağlayabilir.

Ancak unutulmamalıdır ki ,tekrarlamakta fayda var,hayvancılıkta kalıcı başarı, yalnızca işletmelere hayvan kazandırmakla elde edilmez. Hayvanın yemini üretebilen, bakımını yapabilen, sağlık hizmetlerine erişebilen ve ürettiği değeri pazara taşıyabilen işletmeler oluşturmak gerekir. Bir Sürü Olsun Projesi’nin gerçek başarısı da tahsis edilen hayvan sayısıyla değil, bu hayvanların yıllar içinde sağlıklı, verimli ve ekonomik açıdan güçlü işletmelere dönüşmesiyle ölçülecektir.

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.