2026 Temel Destek Ve Planlı Üretim Destekleri Güncellendi

Yayınlanma : 09 Eylül 2026 14:16

“Destek artışı sadece bir rakam değildir.”

Bugün tarımın en önemli meselelerinden biri maliyetlerdir. Mazot, gübre, enerji, ilaç, yem, tohum, işçilik ve finansman maliyetleri üreticinin en önemli sorunları arasında yer alıyor. Küresel savaşlar ve çatışmalar ise bu maliyetleri doğrudan etkiliyor. Çiftçi dünyanın öbür ucunda yaşanan bir savaştan bile etkileniyor. Çünkü enerji fiyatları artıyor. Enerji arttığında gübre pahalanıyor. Gübre pahalandığında üretim maliyeti yükseliyor. Lojistik maliyetleri artıyor. Sonuçta bütün yük üreticinin üzerine biniyor. Devletin görevi de tam burada başlıyor: Çiftçiyi küresel gelişmelerin oluşturduğu maliyet baskısıyla tek başına bırakmamak. Desteklerin güncellenmesinin anlamı da budur. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da bu artan maliyetlerden dolayı çiftçilerimize desteklemeler ile ilgili olarak bir söz vermişti. Desteklemeler güncellensin demişti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daha önce müjdesini verdiği, bölgemizde yaşanan savaş ve çatışmaların etkisiyle artan enerji, gübre ve diğer tarımsal girdi maliyetleri karşısında üreticinin yükünü hafifletmeye yönelik yeni destek düzenlemeleri Resmî Gazete’de yayımlandı. Yayımlanan kararlarla birlikte, bitkisel üretimde 2026 yılı için daha önce açıklanan temel destek ve planlı üretim desteği tutarlarında güncellemeye gidildi.

Bu düzenlemenin temel amacı çok açık: Artan maliyetler karşısında üreticinin üretime devam etmesini sağlamak. Çünkü tarımda destek, sadece çiftçiye verilen bir para değildir. Destek aynı zamanda üreticinin tarlada kalmasını, üretimden vazgeçmemesini ve önümüzdeki yıl da ekim yapmasını sağlayan önemli bir güvence mekanizmasıdır. Eğer üretici artan maliyetlerin altında kalırsa, destekler maliyet artışlarına göre güncellenmezse, bir süre sonra çiftçi üretim yapamaz hâle gelir. Bunun bedelini ise sadece çiftçi ödemez. Bütün ülke öder. Çünkü üretmeyen çiftçi demek; daha az ürün, daha az gıda, daha fazla ithalat ve daha yüksek gıda fiyatları demektir.

 

DESTEK KATSAYISI 367 LİRAYA YÜKSELTİLDİ

“2025-2027 Yıllarında Yapılacak Bitkisel Üretime Yönelik Desteklemeler ile Diğer Bazı Tarımsal Desteklemelere İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar” kapsamında önemli bir güncelleme yapıldı. 2026 üretim yılı için daha önce dekar başına 310 TL olarak belirlenen destek katsayı değeri 367 TL’ye yükseltildi. Hatırlanacağı üzere 2025 üretim yılında bu rakam 244 TL idi. Böylece destek katsayı değeri 244 TL’den 367 TL’ye yükselmiş oldu. Bu da iki yıllık süreçte yüzde 50,4’lük bir artış anlamına geliyor. Bu rakamlar sadece teknik bir hesaplama değildir. Bu artış, artan maliyetlerin devlet tarafından görüldüğünün ve üreticinin bu maliyetlerle baş başa bırakılmak istenmediğinin de bir göstergesidir.

HANGİ ÜRÜNDE DESTEK NE KADAR OLDU?

Yapılan güncellemeyle birlikte planlı üretim kapsamındaki ürünlerin temel destek ve planlı üretim desteği tutarlarında da artışa gidildi. Buna göre;

Buğday, arpa ve dane mısırda

2026 üretim yılı için temel destek ve planlı üretim desteği toplamı daha önce 806 TL olarak belirlenmişti. Yeni düzenlemeyle bu rakam 954 TL’ye yükseltildi.

Ayçiçeği, soya, kanola ve fasulyede

Temel destek ve planlı üretim desteği toplamı daha önce 930 TL idi. Yeni düzenlemeyle 1.101 TL oldu.

Pamukta

Daha önce 1.395 TL olan temel destek ve planlı üretim desteği toplamı 1.652 TL’ye yükseltildi.

Patates, soğan ve aspirde

Daha önce 620 TL olan temel destek ve planlı üretim desteği toplamı 734 TL olarak güncellendi.

 

DESTEK SİSTEMİ NASIL İŞLİYOR?

Yeni destekleme sistemini anlamak için önce temel mantığı bilmek gerekiyor. Bitkisel üretimde her ürün için belirlenen bir katsayı bulunuyor. Destek miktarı, açıklanan temel destek katsayı değeri ile ürünün katsayısının çarpılmasıyla hesaplanıyor.

Örneğin; 2026 yılı için temel destek katsayısı daha önce 310 TL olarak belirlenmişti. Buna göre;

* Buğday, arpa ve dane mısırda destek 403 TL,

* Ayçiçeği, soya, kanola, fasulye ve çayda 465 TL,

* Pamuk ve çeltikte ise 697,5 TL’ye kadar çıkıyordu.

Örneğin buğdayı ele alalım. Buğdayın destek katsayısı 1,3. 310 TL’lik temel destek katsayısı ile 1,3 çarpıldığında 403 TL temel destek ortaya çıkıyordu. Buğday ve arpada planlı üretim şartlarının sağlanması durumunda buna aynı miktarda planlı üretim desteği de ekleniyordu. Yani;

* 403 TL temel destek,

* 403 TL planlı üretim desteği,

olmak üzere toplam 806 TL destek sağlanıyordu.

Şimdi yapılan güncellemeyle birlikte bu tutarlar daha da artırılmış oldu. Yeni düzenlemeyle bu rakam 954 TL’ye yükseltildi.

Burada asıl mesele destek katsayısının 310 lira mı, 367 lira mı olduğu değildir. Asıl mesele şudur: Çiftçi üretime devam edebilecek mi? Tarım politikalarının en önemli amacı, üreticiyi tarlada tutmaktır. Çiftçinin maliyetler karşısında ezilmesini engellemektir. Çünkü çiftçi bir yıl zarar edebilir. İki yıl zor şartlarda üretime devam edebilir. Ama sürekli zarar eden bir üreticiden sonsuza kadar üretim yapmasını bekleyemezsiniz. Bir noktadan sonra çiftçi: "Bu iş artık beni geçindirmiyor." der ve üretimden çekilir. İşte o zaman devletin ödeyeceği bedel, bugün verdiği destekten çok daha büyük olur.

Bu nedenle desteklerin artan maliyetler karşısında güncellenmesi önemlidir. Özellikle bölgemizde yaşanan savaş ve çatışmaların enerji, gübre, lojistik ve diğer girdi maliyetleri üzerindeki etkisi dikkate alındığında, bu güncelleme üretici açısından anlamlıdır.

Elbette bu destek artışlarını yeterli bulmayanlar olacaktır. "Artış daha fazla olmalıydı." diyenler çıkacaktır. Ve belki de bazı ürünler, bazı bölgeler ve bazı üretici grupları açısından daha yüksek desteklerin verilmesi gerçekten daha iyi olurdu. Ben de şunu rahatlıkla söylüyorum: Daha yüksek bir güncelleme yapılması elbette üretici açısından daha iyi olurdu. Ancak burada öncelikle görülmesi gereken başka bir husus var.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, artan girdi maliyetleri karşısında üreticinin yaşadığı sıkıntının farkında olduklarını ifade etmiş ve desteklemeler konusunda düzenleme yapılacağının müjdesini vermişti. Şimdi yapılan düzenlemeyi ben, öncelikle bu yaklaşımın bir sonucu olarak görüyorum. Bu düzenleme aynı zamanda üreticiye verilen şu mesajdır: "Sizin yaşadığınız sıkıntıların farkındayız." Bu mesaj önemlidir. Çünkü çiftçi sadece aldığı paraya bakmaz. Devletin kendisini görüp görmediğine de bakar. Yaşadığı sıkıntının farkında olunup olunmadığına da bakar.

Yapılan güncelleme bazılarına göre yeterli olabilir, bazılarına göre yetersiz kalabilir. Bu rakamlar elbette tartışılabilir. Daha yüksek destek talepleri de haklı olarak gündeme getirilebilir. Ancak büyük resme baktığımızda şu gerçeği görmek gerekiyor: Artan enerji ve girdi maliyetleri karşısında üreticinin yükü yeniden değerlendirilmiş ve desteklerde güncellemeye gidilmiştir. Bu da devletin üreticinin yaşadığı maliyet baskısını gördüğünü göstermektedir.

Ben bu kararı öncelikle şu şekilde okuyorum: "Üreticinin yaşadığı sıkıntının farkındayız ve onu bu maliyetlerle baş başa bırakmak istemiyoruz." Elbette daha fazlası yapılabilir. Elbette destekler daha yüksek seviyelere çıkarılabilir. Elbette bazı ürünler ve bölgeler için yeni düzenlemeler yapılabilir. Ancak tarımda en önemli hedef unutulmamalıdır: Üreticiyi üretimde tutmak.

Çünkü çiftçi üretmeye devam ederse; Türkiye'nin gıda güvencesi devam eder. Üretim devam eder. Kırsal yaşam devam eder. Ve Türkiye kendi toprağından kendi insanını beslemeye devam eder. Bugün yapılan destek güncellemesinin en önemli anlamı da budur: Çiftçi yalnız değildir. Devlet, artan maliyetlerin farkındadır. Ve üreticinin üretime devam edebilmesi için destekleri yeniden güncellemek zorundadır.

Çünkü tarımda destek sadece bir rakam değildir. Destek, çiftçiye verilen güvence; üretime verilen değer; ve geleceğin gıda güvenliğine yapılan yatırımdır.

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.