2026 Büyükbaş Hayvancılık destekleri

Yayınlanma : 10 Eylül 2026 15:20

Ülkemizde tarımsal anlamda sıkıntı çektiğimiz tek konu bana göre kırmızı et fiyatlarıdır. Burada elbette tüketimin son yıllarda ciddi şekilde artması var. Ancak coğrafyamızın küçükbaş hayvan için daha uygun olması, büyükbaş hayvan için maliyetleri artırıcı bir potansiyelimizin olması, buna ilave olarak da toplumun daha çok büyükbaş hayvan etine meyletmesi not edilmesi gereken bir durum diye düşünüyorum.

ASIL ÖNEMLİ OLAN: ÖNGÖRÜLEBİLİR BİR HAYVANCILIK POLİTİKASI

Yeni destekleme sisteminin en önemli taraflarından biri, desteklerin üç yıllık dönemler hâlinde ve üretim sezonundan önce açıklanmasıdır. Bu sistem üreticiye şunu söylüyor: "Önünü gör. Planını yap. Ne kadar destek alacağını bilerek üretime başla." Bu, Türk tarımı açısından önemli bir değişimdir. Çünkü yıllardır üreticinin en önemli sorunlarından biri belirsizlikti. Üretici üretime başlıyor, daha sonra desteklerin ne olacağını öğreniyordu. Yeni sistem ise üreticiye önceden bilgi veriyor. Bu da planlı üretimin önünü açıyor.

Hayvancılıkta üretimin devamlılığı açısından en önemli konulardan biri buzağı ve malak kayıplarının azaltılması ve hayvan varlığının artırılmasıdır. Yeni düzenlemeyle birlikte büyükbaş hayvancılık desteklerinde önemli bir artış yapıldı. Buna göre;

* Hayvan başına buzağı temel desteği 1.400 TL'den 2.000 TL'ye,

* Malak desteği ise 2.800 TL'den 4.000 TL'ye

çıkarıldı. Bu desteklerdeki artış oranı yaklaşık yüzde 43 oldu. Bu artış sadece üreticinin cebine giren rakamın yükselmesi anlamına gelmiyor. Aynı zamanda hayvan varlığının korunması, buzağı ve malakların yaşatılması ve hayvancılığın sürdürülebilirliği açısından da önem taşıyor. Çünkü hayvancılığın temelinde hayvan varlığı vardır. Hayvan varlığını koruyamazsanız, et ve süt üretimini de uzun vadede sürdüremezsiniz.

KUZU VE OĞLAK DESTEĞİNDE DE YÜZDE 43 ARTIŞ

Küçükbaş hayvancılıkta da destek tutarları artırıldı. Hayvan başına verilen kuzu ve oğlak temel desteği 300 TL'den 430 TL'ye yükseltildi. Buradaki artış da yüzde 43 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye açısından küçükbaş hayvancılık sadece ekonomik bir faaliyet değildir. Özellikle mera alanlarının değerlendirilmesi, kırsal nüfusun yerinde tutulması, aile işletmelerinin korunması ve kırmızı et üretiminin artırılması açısından küçükbaş hayvancılığın stratejik bir önemi bulunuyor. Bu nedenle kuzu ve oğlak desteklerinin artırılması, küçükbaş hayvancılığın güçlendirilmesi açısından önemli bir adımdır.

ÇOBAN DESTEĞİ 116 BİN LİRAYI AŞTI

Hayvancılık sektörünün en önemli sorunlarından biri de iş gücü. Özellikle kırsal alanlarda genç nüfusun azalması ve insanların hayvancılıktan uzaklaşması, işletmelerin en büyük problemlerinden biri hâline geldi. Bugün birçok hayvancılık işletmesinin ortak sorusu şu: Hayvanı büyütürüz ama çobanı nereden bulacağız? Bu nedenle çoban desteği son derece önemlidir. Yeni düzenlemeyle çoban desteği de yüzde 43 artırıldı. Buna göre; 81 bin TL olan çoban desteği, 116 bin 100 TL'ye çıkarıldı. Bu destek, özellikle belirli büyüklüğün üzerindeki hayvancılık işletmelerinin sürdürülebilirliği açısından önemli bir katkı sağlayacaktır.

ARICILIKTA DESTEKLER ARTIRILDI

Hayvancılık destekleri sadece büyükbaş ve küçükbaş hayvanlardan ibaret değil. Türkiye'nin önemli üretim alanlarından biri olan arıcılıkta da destek tutarları artırıldı. Yeni düzenlemeye göre; üretici ve yetiştirici örgütlerine üye olan üreticilere arılı kovan başına verilen temel destek 140 TL'den 250 TL'ye yükseltildi. Örgüt üyesi olmayan üreticiler için ise destek 100 TL'den 200 TL'ye çıkarıldı. Arıcılık, sadece bal üretimi olarak değerlendirilmemelidir. Arılar, bitkisel üretimde tozlaşmanın sağlanması açısından da tarımın vazgeçilmez unsurlarından biridir. Dolayısıyla arıcılığa verilen destek, aynı zamanda bitkisel üretime ve ekosisteme verilen dolaylı bir destektir.

İPEK BÖCEĞİ VE TİFTİK ÜRETİCİSİ DE UNUTULMADI

Türkiye'nin geleneksel ve özel üretim alanlarından olan ipek böcekçiliği ve tiftik üretiminde de destekler artırıldı. İpek böceği temel desteği yüzde 36 artırılarak kilogram başına 1.100 TL'den 1.500 TL'ye yükseltildi. Tiftik üretiminde ise kilogram başına verilen temel destek yüzde 38 artırılarak 160 TL'den 220 TL'ye çıkarıldı. Bu üretim alanları belki büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık kadar geniş bir üretici kitlesine sahip değil. Ancak kırsal kalkınma açısından son derece önemli. Çünkü tarımda her bölgenin, her üreticinin ve her ürünün aynı destekleme modeliyle değerlendirilmesi doğru değildir. Türkiye'nin farklı bölgelerinde farklı üretim modelleri vardır. Destekleme politikalarının bu çeşitliliği dikkate alması gerekir.

GEBE HAYVANLARDA YAVRU KAYIPLARI İÇİN YENİ DÖNEM

Yeni düzenlemenin dikkat çeken önemli başlıklarından biri de gebe hayvanlarda meydana gelen yavru kayıplarına yönelik destekler oldu. Bakanlık tarafından uygulanan programlı aşılar nedeniyle meydana gelen yavru kayıplarının yanı sıra, artık bulaşıcı hastalıklar nedeniyle meydana gelen yavru kayıpları da destek kapsamına alındı. Ayrıca destek tutarlarında yüzde 100 artış yapıldı. Buna göre;

* Buzağı ve malak başına verilen destek 20 bin TL'ye,

* Kuzu ve oğlak başına verilen destek ise 4 bin TL'ye

çıkarıldı. Hayvancılıkta yavru kayıpları sadece üreticinin değil, ülkenin de kaybıdır. Bugün kaybedilen her buzağı, gelecekteki hayvan varlığından eksilme anlamına gelir. Her kaybedilen kuzu ve oğlak, gelecekteki üretim kapasitesinin azalması demektir. Bu nedenle hayvan kayıplarına yönelik desteklerin kapsamının genişletilmesi, hayvancılığın sürdürülebilirliği açısından önemli bir uygulamadır.

ÜRETİCİLERE İLAVE DESTEKLER DE VERİLECEK

Yeni düzenleme sadece temel desteklerin artırılmasıyla sınırlı kalmadı. Bazı alanlarda üreticilere ilave destekler de getirildi. Örneğin Güçlü Besi Güçlü Üretim Projesi kapsamındaki hayvanlarda, etçi ırk sperma kullanılarak yapılan tohumlama sonucunda doğan buzağılar için hayvan başına ilave 1.000 TL destek verilecek. Bu uygulamanın temel amacı, etçi ırkların yaygınlaştırılması ve kırmızı et üretim kapasitesinin artırılmasıdır. Hayvancılıkta sadece hayvan sayısını artırmak yeterli değildir. Aynı zamanda verimliliği de artırmak gerekir. Daha verimli hayvan, daha fazla et ve süt, daha düşük birim maliyet anlamına gelir. Dolayısıyla destekleme modelinin verimliliği merkeze alması önemlidir.

KUZU VE OĞLAKLARA İLAVE DESTEK

Yeni düzenlemeye göre; göçer sevk kontrol noktalarında doğan kuzu ve oğlaklar için hayvan başına ilave 215 TL destek verilecek. Ari işletmelerde doğan dişi kuzu ve oğlaklar için ise hayvan başına ilave 860 TL destek sağlanacak. Bu destekler, sadece hayvan sayısını artırmayı değil, aynı zamanda sağlıklı ve kayıtlı hayvan yetiştiriciliğini teşvik etmeyi amaçlıyor.

ARI GEN KAYNAKLARI DA KORUMA ALTINDA

Türkiye'nin biyolojik çeşitliliği ve yerli gen kaynakları açısından arıcılık son derece önemli bir alan. Yeni destekleme düzenlemesiyle arı gen kaynaklarının korunmasına yönelik ilave destekler de getirildi. Tam izole bölgelerde koruma altına alınan arı gen kaynaklarını tampon koruma bölgelerinde muhafaza eden üreticilere ilave destek verilecek. Buna göre; örgüt üyesi üreticilere arılı kovan başına 75 TL ilave destek, örgüt üyesi olmayan üreticilere ise 60 TL ilave destek sağlanacak. Bu destek, sadece bugünün bal üretimine değil, geleceğin genetik kaynaklarına yapılan bir yatırımdır.

ÇİĞ SÜT ÜRETİCİLERİNE DE İLAVE DESTEK

Çiğ süt üretiminde de kalite ve kayıtlı üretimi teşvik eden yeni bir uygulama getirildi. Ürettikleri sütü, Mesleki Yeterlilik Belgesine sahip çiğ süt toplama ve depolama sorumluları aracılığıyla işleme tesislerine satan üreticilere, temel desteğe ilave destek sağlanacak. Bu uygulama ile hem kayıtlı üretimin artırılması hem de çiğ sütün daha sağlıklı ve kontrollü bir sistem içerisinde işleme tesislerine ulaştırılması hedefleniyor.

SU ÜRÜNLERİ DESTEKLERİNDE YÜZDE 100'E VARAN ARTIŞ

Hayvancılık destekleme modeli sadece karadaki üretimi kapsamıyor. Su ürünleri yetiştiriciliği yapan işletmelerin destekleri de artırıldı. Üretilen türlere ve üretim şekillerine göre verilen temel desteklerde yüzde 30 ile yüzde 100 arasında değişen artışlar yapıldı. Türkiye'nin su ürünleri üretimi ve ihracatı açısından son yıllarda önemli bir gelişme kaydettiği düşünüldüğünde, bu sektörün desteklenmesi ayrı bir önem taşıyor.

HAYVAN GEN KAYNAKLARINA YÜZDE 60 ARTIŞ

Hayvan gen kaynaklarının korunmasına yönelik destek tutarları da artırıldı. Birim destek tutarlarında bir önceki döneme göre yüzde 60 oranında artış yapıldı. Bu son derece önemli. Çünkü yerli hayvan ırklarını ve gen kaynaklarını kaybeden bir ülke, gelecekte hayvancılıkta dışa bağımlı hâle gelebilir. Tarım ve hayvancılık sadece bugünün üretimini düşünerek yönetilemez. Geleceğin genetik kaynaklarını da korumak gerekir.

HAYVANCILIK YOL HARİTASININ ÖNEMLİ BİR PARÇASI

Hayvancılık destekleme modeli, Türkiye'nin Hayvancılık Yol Haritası'nın önemli bir parçası olarak görülmelidir. Model; büyükbaş hayvancılığı, küçükbaş hayvancılığı, arıcılığı, ipek böcekçiliğini, tiftik üretimini, su ürünlerini ve hayvan gen kaynaklarını kapsayan geniş bir yapıya sahip. Bu yönüyle destekleme sistemi sadece belirli bir üretici grubuna değil, hayvancılığın tamamına yönelik bir politika ortaya koyuyor. Özellikle; aile işletmelerini güçlendiren, verimliliği artırmayı hedefleyen, hayvan varlığını koruyan, stratejik üretim alanlarını destekleyen ve planlı üretimi merkeze alan bir model oluşturulmaya çalışılıyor.

Üreticinin maliyetleri karşısında destek tutarlarının yeterli olup olmadığı tartışılmalıdır. Daha yüksek destek talepleri de her zaman gündeme getirilebilir. Ancak büyük resme baktığımızda, burada bir destekleme anlayışının değiştiğini görmek gerekiyor. Türkiye, hayvancılık desteklerini; daha planlı, daha öngörülebilir, verimliliği esas alan, hayvan sağlığını önemseyen ve üretimi stratejik olarak yönlendiren bir yapıya dönüştürmeye çalışıyor. Bugün büyükbaştan küçükbaşa, arıcılıktan su ürünlerine kadar yapılan destek artışları bu anlayışın bir parçasıdır.

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.