Her öğrenciye polis olmuyorsa...

Yayınlanma : 25 Eylül 2026 18:14

Okullarda yaşanan saldırılar hepimizi düşündürüyor. Göz aydınlığı olan evlatlarımız ne yazık ki açık hedef hâline geliyor. Saldırgan yakalansa, soruşturma yapılsa, gerekli cezai süreç işletilse bile ortada değişmeyen acı bir gerçek var. Kaybettiğimiz öğrenciyi geri getiremiyoruz.

İçişleri Bakanının hafta içerisinde dile getirdiği “Her öğrenciye bir polis veremeyiz” sözü, sanırım pek çok velinin zihninde yer etti. Gerçekten de her öğrencinin başına bir polis dikmek mümkün değil. Zaten mesele de bu değil.

Mesele, çocuklarımızın güvenliğini sağlayacak sistemi nasıl kuracağımız. Her öğrenciye bir polis veremiyorsak, neden her mahallede ulaşılabilir bir polis noktası olmasın? Bunun illa büyük bir karakol olması gerekmiyor. Mahallede polisi görünür kılacak bir irtibat noktası, okul çevresinde düzenli devriye, okullarla doğrudan iletişim hâlinde olan ekipler ve acil durumlarda hızlı müdahaleyi sağlayacak bir koordinasyon ağı bile önemli bir güvenlik duvarı oluşturabilir.

Çünkü her saldırganın planı önceden bilinmiyor. Her tehdit önceden tespit edilemiyor. Tehdit bilinmiyorsa saldırı öncesinde müdahale etmek elbette zorlaşıyor. O hâlde güvenlik anlayışımızı yalnızca ‘Tehdidi önceden tespit etmek’ üzerine kuramayız. Tehdidi önceden bilmiyorsak bile saldırının gerçekleşmesini zorlaştırmalıyız.

Şüpheli durumların daha erken fark edilmesini sağlamalı, öğrencilerin ve ailelerin nereye başvuracağını bilmesini sağlamalı, okul çevresinde görünür güvenliği artırmalı ve olay anında müdahale süresini mümkün olduğunca kısaltmalıyız. Güvenlik yalnızca okulun kapısında başlamaz.

Bir çocuk sabah evinden çıktığı andan itibaren okuluna ulaşana kadar içinde bulunduğu çevrenin de güvenli olması gerekir. Bu nedenle okul güvenliği, okul bahçesinden ibaret görülmemeli. Öğrencinin evinden okuluna kadar uzanan bir mahalle güvenliği anlayışıyla ele alınmalıdır.

Bu açıdan Erzurum'da da okulların çevresi, öğrenci yoğunluğu, giriş-çıkış saatleri ve mahallelerin kendine özgü koşulları dikkate alınarak güvenlik planları yeniden değerlendirilebilir. Her bölgenin ihtiyacı aynı olmayabilir. Önemli olan, güvenliği tek bir kalıba sokmak yerine mahallelerin gerçek ihtiyaçlarına göre şekillendirmektir.

Elbette saldırganın yakalanması, olayın aydınlatılması ve adalet önünde hesap vermesi önemlidir. Ancak güvenlik politikalarının asıl başarısı, saldırı gerçekleştikten sonra ne kadar hızlı müdahale ettiğimizle değil, mümkün olduğunca çok saldırının gerçekleşmesini engelleyebilmemizle ölçülmelidir. Çocuklarımızın güvenliği için her öğrencinin başına bir polis dikemeyiz belki. Ama hiçbir öğrencinin güvenlik ağının dışında kalmayacağı bir sistem kurabiliriz.

Güvenlik, bir çocuğu kaybettikten sonra değil, onu kaybetmeden önce başlar.

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.