Dadaş giderse, ülke kaybeder..!

Yayınlanma : 11 Eylül 2026 17:20

Erzurum yıllardır aynı cümleyi kuruyor: “Bu şehirden vergi almayın!”. Padişah fermanlarından, iklimden bahsettik yıllarca. Kimse duymadı sesimizi. Sessizce uğurladık binlerce insanımızı.

 

Dedik  ki: “Şartlar eşit değil. Hiç olmazsa Aralık, Ocak ve Şubat aylarında Erzurum’dan vergi almayın”. Kimi güldü geçti, kimi hiç duymadı. Şimdi Ankara başka bir başlıkla aynı kapıyı çalıyor.

MHP’nin “Türkiye’nin Nüfus Vizyonu” raporunda; Üç ve daha fazla çocuk sahibi aileler için gelir vergisinin tamamen kaldırılması, faturalarda yüzde 50 indirim, sıfır faizli konut ve taşıt kredisi gibi öneriler gündemde.

 

Erzurum’da kış, takvimde üç ay değildir. Kış; faturadır, yakıttır. Ulaşım maliyetidir. Esnafın dükkânını açık tutma mücadelesidir. Dadaşların zaten yetmeyen bütçesinden biraz daha eksilmesidir. Ve bütün bunların üzerine Türkiye’nin her yerinde uygulanan aynı ekonomik şartları, hiçbir fark gözetmeden Erzurum’a da dayatırsanız, burada hayatın neden zorlaştığını sonra oturup araştırmak zorunda kalırsınız.

 

Erzurum’un şartları farklı. Bunu anlamak için uzman raporlarına ihtiyaç yok. Şimdi tüm ülkede nüfus azalıyor diye “Daha çok çocuk yapın” deniliyor. Elbette teşvik edilsin. Vergi indirilsin. Faturalar düşürülsün. Konut ve taşıt kredilerinde kolaylık sağlansın. Bunların hepsine tamam ama gençlere çocuk yapın diyorsanız, o gençlerin nerede yaşayacağını hiç düşündünüz mü? Erzurum’da mı? Yoksa yine büyükşehirlere göç ederek mi?

 

Çünkü Erzurum’un asıl kaybı yalnızca doğum oranı değildir. Genç kaybıdır. Genç gidiyor. Ardından ev boşalıyor. Köy boşalıyor. Şehir nüfus kaybediyor. Sonra Ankara çıkıp nüfus neden azalıyor diye soruyor. Bazen bir şehrin nüfusunu istatistiklerden değil, otogarından anlarsınız. Erzurum’un meselesi budur.

 

Bu nedenle üç çocuklu aileye vergi indirimi konuşuluyorsa, Erzurum gibi ağır kış şartlarının yaşandığı şehirlerin de ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Adil bir düzenleme gerekir. Erzurum’un kışını Ankara’nın kışıyla bir tutmayın. En azından Aralık, Ocak ve Şubat aylarında bu şehrin vergi yükünü hafifletin. Enerji maliyetlerini düşürün. Esnafı rahatlatın. Halkı  koruyun. Gençlerin bu şehirde kalabilmesi için ekonomik zemini oluşturun.

 

Çünkü nüfus politikası sadece “Kaç çocuk doğdu?” sorusundan ibaret değildir. Mesele, O çocukların ailesi neden o şehirde kalamıyor? Neden dadaş Erzurum’da bir gelecek kuramıyor? Neden bir ev almak, bir iş kurmak, bir aile geçindirmek bu kadar zor? Bunları konuşmadan nüfus politikasını yalnızca doğum üzerinden okumak eksik kalır.

 

Bugün Ankara’nın gündemine gelen bazı öneriler, Erzurum’un yıllardır söylediği bir gerçeği doğruluyor: Ekonomik şartlar düzelmeden nüfus politikası başarıya ulaşamaz. Şimdi artık

gereğini yapma sırası Ankara’da. Çünkü Erzurum artık yeni bir rapor, yeni bir açıklama, yeni bir vaat beklemiyor. Büyük bir beka sorunu ar ortada. Erzurum kaybederse Türkiye de kaybeder.

 

Çünkü; Ülkenin batısında işgücünü ayakta tutan doğu insanı, Erzurum insanı. Erzurum’da insanlar kalmazsa çocuk da kalmaz. Çocuk kalmazsa bu şehrin de bu ülkenin de geleceği kalmaz.

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.