İyilik ve Kötülük

Yayınlanma : 06 Ekim 2026 13:45

İyilik ve kötülük kavramlarının ölçüsü Kur’an ve Sünnettir. Allah (c.c.) ve Resulü Rol Model Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’in iyi dedikleri iyi, kötü dedikleri de kötüdür. Kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerîm’de: “Sizden, hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.” (Ali İmran Sûresi âyet:104) “Siz, insanların iyiliği için ortaya çıkarılmış en hayırlı Ümmetsiniz; iyiliği emreder, kötülükten meneder ve Allah'a inanırsınız…” (Ali İmran Sûresi âyet:110) buyurulmuştur. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) hadis-i şeriflerinde: “İçinizden her kim bir Münker; (yani kötülük) görürse onu eliyle önlesin. Buna gücü yetmeyen diliyle ona karşı çıksın. Bunu da yapamayan kalben buğzedip kötülüğe öfke duysun ki, artık bu İman ’ın en zayıf derecesidir.” (Müslim, İman,78; Tirmizî, Fiten,11) buyurmuştur.

 

Haram ve helâl konularında hassas olmak çok önemlidir. Dünya imtihanını kazanmak için hayatını İslâm’a uygun yaşayan şuurlu Mü’min olmak gerekir. Kendi hür iradesiyle İslâm’ı seçip beğenip tercih etmiş olan Müslüman; haramlardan uzak durup helâller dairesinde bir hayat yaşamalıdır. İslâm; içki, kumar, zina, rüşvet, faiz, haksız yere adam öldürmek, domuz eti yemek, yalan, gıybet, iftira gibi hususları haram kılmıştır. Helâller dairesi ise çok geniştir. İslâm içkiyi haram kılarken su, süt, salep, çay, kahve ve enva-i çeşit meyvelerin sularını içmemizi helâl kılmıştır. Yasaklanan sadece içinde alkol bulunan içeceklerdir. Haksız kazancın kaynağı faiz haram, ticaret ise helâl kılınmıştır. Gayri meşru birliktelikler yani zina haram, evlilik ise emredilmiş ve helâl kılınmıştır. Domuz eti ile birlikte yırtıcı ve binek hayvanlarının yenilmesi haram, birçok kuş eti, kuzu, koyun, keçi gibi küçükbaş ve deve, inek gibi büyük baş hayvanlar helâl kılınmıştır.  Rüşvet haram, alın teri ile elde edilen kazanç helâl ve kutsal sayılmıştır. Bu örnekler çoğaltılabilir. İslâm; iyi, güzel, yararlı, faydalı olan hiçbir şeyi haram, kötü, çirkin ve zararlı olanları da helâl kılmamıştır.

    

İyiliği emredip, kötülükten sakındırma hususunda İslâm’ın emir ve yasaklarına riayet edilerek yapılması gerekir. Sosyal hayatın düzeni, hakikatlerin duyurulması ve yanlışların düzeltilmesi esasına bağlıdır. Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’in tebliğ metodu örnek alınmalıdır. İslâm ile insan arasındaki bütün engellerin gerçek anlamda kaldırıldığı bir dünya da yaşamayı hedeflemek en büyük arzumuz olmalıdır. Haramlardan kaçınıp helâl kazanç ve helâl lokma peşinde koşmanın önemi, değeri çok büyüktür. Yapacağımız bütün ibadetlerin makbul olmasının en temel ve vazgeçilmez ana şartı alın teri ile helâl yoldan kazanılan, helâl lokmadır. 

 

Müslüman; hayatının her döneminde dünyevi konularda durumu kendinden daha aşağıda olanlara bakıp şükrünü artırmalı, uhrevi konularda da kendisinden daha iyi olanlara bakıp, nefis muhasebesi yapıp, ibadetlerini, iyiliklerini artırmalı, helâlinden kazanıp helâlinden yemeli, haramlardan kesinlikle kaçınmalıdır. Âyet-i Kerîmelerde: “Ey insanlar! Yeryüzünde bulunanların helâl ve temiz olanlarından yiyin, şeytanın peşine düşmeyin; zira şeytan sizin açık bir düşmanınızdır.” “Ey iman edenler! Size verdiğimiz rızıkların temiz olanlarından yiyin, eğer siz yalnız Allah'a kulluk ediyorsanız O'na şükredin.” (Bakara Sûresi âyet:168,172) “Ey Peygamberler! Temiz olan şeylerden yiyin; güzel işler yapın. Ben sizin yaptıklarınızı hakkıyla bilmekteyim.” (Mü’minûn Sûresi âyet:51) buyrulmaktadır.

 

Dünya hayatına imtihan edilmek üzere gönderildik. Her an nefs muhasebemizi yapmalı haramlardan kaçınıp helâller dairesinde yaşamalıyız. İşlenen haramlar ve yapılmayan emirler için Nasuh bir tövbe ile pişman olmalı Allah (c.c.)’tan bağışlanma dilemeliyiz.   Haramlardan kaçınıp helaller dairesinde İslam’a uygun yaşamak için çalışmak inanan Mü’minin an ilkesi olmalıdır. İnsan için nefsi emmaresi ve şeytan en büyük iki temel düşman vardır. Nefsinin emrettiği kötülüklere ve Şeytanın vesvesesine uymayan kişi kolay kolay günah işlemez. Aslında İslam’ın koyduğu kaidelere uymamıza mâni olan, içimizdeki kötü arzulardır. Nefs ve Şeytan dan gelen düşmanlıkları gidermenin yolu Aklın, Vahye tabi olması ile mümkündür. Kur’an ve Sünnet hükümlerine uygun yaşayanlar nefislerini eğitip şeytanın düşmanlıklarına karşı gerekli önlemleri almış olurlar.  Nefs ve Şeytana karşı gerekli önlemleri sağlam alıp aklını vahiy ile buluşturanlar dünya ve âhiret kurtuluşuna ereceği müjdelenen bahtiyar Mü’minlerdir.

 

Her zaman kötü, çirkin, zararlı olan bütün haramlardan uzak durup iyi, güzel ve yararlı helâller dairesinde yaşamalıyız. Kur’an ve Sünnet hükümlerine uygun olarak yaşayanlar kurtuluşa ererler. Helâl ile yetinen haramlardan uzak duran güzel ahlâk sahibi Mü’minlerden olmayı Rabbimiz, her birimize nasip eylesin. Sıhhat ve âfiyetler dilerim. 

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.