İnsanlar doğası gereği yıkıcı ve kıyıcıdır. Doğada her canlı, diğerini yenerek hayatta kalmaya çalışıyor. Güçsüzler malı, mülkü ve canıyla yem oluyor; güçlüler ise ayakta kalıyor. Dünya tarihinde çıkan savaşların temel nedeni bu acımasız mücadeledir. İnsanlar, insanlık denilen değerleri üretmeye başlayınca bu acımasız mücadelenin ne kadar korkunç olduğunu gördüler. Adalet, eşitlik ve insan hakları gibi değerler ürettiler.
Ne var ki bu değerler çoğu zaman bazı devletlerin nazarında bir değer görmedi. Sözkonusu devletler kendi çıkarları doğrultusunda insanlığın değerlerini çiğniyorlar. Gazze’de ve daha birçok yerde yapılan katliamlara kendi çıkarlarını düşünerek ses çıkarmıyorlar. Avrupa ve Amerika’da yaşayan insanlar birçok şehirde Gazze’de yürütülen soykırıma karşı gösteriler düzenlerken bu insanların devletleri üç maymunu oynadılar. Sekülerleşen insanlar artık hangi çıkar uğruna olursa olsun savaş, kan ve gözyaşı istemiyorlar. “Dünyaya bir kez geldik. Bir daha böyle bir yaşamımız olmayacak. Ben öldükten sonra malın, mülkün, paranın ve ideolojinin ne önemi var? Huzur ve barış içinde yaşamak istiyoruz.” diyorlar.
İşte bu söylemler, Gazze için yapılan gösteriler, bazı haberler ve görüntüler insanların savaş karşıtı olduğunu gösteriyor. Sosyal medyada buna dair çok sayıda video dolaşıyor. Bazı Amerikan askerleri İran’a karşı savaşmak istemediğini ağlayarak söylüyorlar. Bazıları protesto gösterilerinde bulunuyor. Askere gitmek istemeyen İsrailliler kendi bedenlerine zarar veriyorlar. Bazı İsrail askerleri çatışmalar esnasında korkudan titreyerek ağlıyorlar. Amerikan halkı İran’a açılan savaşı haklı görmüyor. Halkın yüzde 80’i bu savaşa karşı çıkıyor. Aynı karşı duruş diğer Batı ülkelerinin halklarında da var. Buna rağmen Amerika, İsrail ve Rusya gibi devletler, başka ülkeleri işgal etmek için kendi insanlarını zorla savaşa gönderiyorlar. İnsanlar ABD ve İsrail’in saldırılarının insanlık uğruna veya bir vatan savunması için yapılmadığının gayet farkındalar.
İslam dünyasında yaşayan insanlar ise ABD ve İsrail’in saldırıları ve kendi devletlerinin baskıları arasında sıkışmış durumdadır. Kendi içlerinde de etnik ve mezhepsel çatışmalar yaşıyorlar. Hem mallarını hem de canlarını kaybediyorlar. İnançlarına sığınarak ayakta durmaya çalışıyorlar. Gazze ve İran’daki insanlar vatan savunması yapıyorlar. Rejim karşıtları da dahil olmak üzere İranlılar Amerika ve İsrail’in saldırıları karşısında kendi devletlerinin yanında yer aldılar. ABD ve İsrail saldırıları, farklı düşünceden İranlıları “İran vatanı” etrafında birleştirdi.
Sonuç olarak insanlar barış içinde yaşamak isterken devletler bu isteği çoğu zaman görmezden gelmektedir. Bu nedenle insanlar, kendi ürettikleri değerler ile kurdukları devletler arasında sıkışıp kalmışlardır. Devletlerin bu yanlışları sahip oldukları doğruları gölgelemektedir.

