Papanın Gelişi Üzerine Bir Kaç Söz

Papa’nın Türkiye’ye gelişi elbette diplomatik bir olaydır; devletlerin birbirleriyle ilişkisi olur, görüşmeler yapılır. Buna kimsenin bir itirazı yok. Ancak son yaşananlar bize başka bir şeyi düşündürüyor: Bu milletin ruhu, sembolleri, kutsalları bazen farkında olmadan diplomatik bir jest hâline getiriliyor. İşte mesele tam da burada başlıyor.

 

Rasûlullah’ın (sav) Medine’ye hicretinde söylenen “Taleal-Bedru Aleynâ” ilahisi, tarihimizin en özel anlarından birine aittir. Bu, bir siyasi protokolün açılış şarkısı değil; bir ümmetin Peygamberine duyduğu sevginin, teslimiyetin ve bağlılığın ifadesidir. O yüzden bu ilahinin devlet programında Papa’ya sunulması, birçok Müslüman için haklı bir rahatsızlık kaynağı oldu.

 

Kimseyi incitmek veya itham etmek için söylemiyoruz; fakat böylesine kutsal bir ilahiyi diplomatik bir karşılamada kullanmak, bu milletin ortak hafızasında yersiz bir görüntü oluşturdu. Çünkü bu toprakların kültürü, ezeli bir ölçüyü fısıldar: Kutsala hürmet, siyasetin değil; imanın işidir.

 

Papa’nın gelişiyle ilgili başka yönler elbette tartışılabilir; barış temennileri, diyalog çağrıları, diplomasi… Bunların hepsi ayrı mesele.

Ama biz yine de şunu hatırlatmak zorundayız:

 

İslam’ın en mübarek sembolleri, protokolün süsü değildir.

Bir milletin ruhu, nezaket adına bile olsa hafifleştirilmemelidir.

Hele ki Peygamber Efendimize bağlı bir ilahi, yerli yerinde kullanılmalıdır.

 

Peki ne yapmalıyız?

 

* Devlet protokollerinde dinî semboller için ilkesel bir çerçeve oluşturulmalı.

* Kültür-sanat alanında kullanılacak dini içeriklerde ulemanın rehberliği alınmalı.

* Her adımda şu soru sorulmalı: “Bu, milletin manevi hafızasında nasıl bir karşılık bulur?”

* Toplum olarak da kendi kutsallarımız konusunda daha bilinçli olmalı, yeri gelince saygıyla uyarabilmeliyiz.

* Gençlerimize, bu değerlerin ne anlama geldiğini daha güçlü bir eğitimle anlatmalıyız.

 

Bizim derdimiz kimseyle kavga etmek değil; derdimiz, bu toprakların asil ruhunu korumak.

Gelin, bunu bir kırgınlık ya da gerginlik vesilesi değil; bir şuur tazeleme fırsatı olarak görelim.

 

Bu milletin mirası büyük, sorumluluğu ağırdır.

Ve biz sadece şunu söylüyoruz:

 

Kutsallarımıza sahip çıkalım.

Her şeyi yerinde ve ölçüsünde kullanalım.

Diplomasiyle nezaketi birbirine karıştırmayalım.

Ve en önemlisi, bu toprakların ruhunu hafifleştirmeyelim.

 

Allah, bu ülkeye daima basiret, feraset ve hikmet ihsan etsin.

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.
  • Mehmet Katmer 01 Aralık 2025 22:05

    Yakup Gardaş İslamın ve Müslümanların izzetini korumadaki hassasiyetini katılıyor ve tebrik ediyorum. Yalnız bir konuda fikir beyan ederken fasığın getirdiği haberi tetkik etmekte hassasiyet gereğidir. Devletin hadi diyelim hıkümetin yaptığı bir faaliyeti siyasi amaçlarla ve hükümeti özelliklere Erdoğan'ı yıpratmak amacı ile olayı carpıtarak servis eden kriptolarin oyununa gelmemek lazım. Sayfamda paylaştığım Mehmet Görmez Hocanın konu ile ilgili sohbetinde belirttiği gibi işin aslını araştırıp sonra kanaat belirtmek en doğrusundur. Talealbedru aleyna ilahisi papa için okutulmadığı gibi papanın olduğu zamanda değil o gelmeden bir çok ilahi arasında okunmuş. Videolardan bu naatın papa yokken okunduğunu görebilirsin. Üstelik velevki o orda olduğu zaman okunsun. Bu da bu milletin hâlâ Efendimize (as) nasıl bir sevgi ile, Medine ye ilk geldiği gündeki sevgi ile bağlı olduğunu papaya karşı haykırmanın ifadesidir diye düşünüyorum. Selamlar sunuyorum