Konuşa konuşa anlaşabiliriz...

Ses, söz ve ortak akıl. Eğer bir şehirde insanlar konuşmuyorsa, tartışmıyorsa ve birbirini dinlemiyorsa, orada sadece binalar yükselir. Erzurum gibi köklü bir şehirde; ‘Ya birlikte düşünen bir şehir olacağız ya da birbirinden kopuk kalabalıklar halinde yaşamaya devam edeceğiz’.

Bugün sosyal medyada saatler geçiriyoruz. Neden? Çünkü orada konuşabiliyoruz, itiraz edebiliyoruz, görünebiliyoruz. Bazen gereksiz polemikler, bazen sert tartışmalar oluyor. Ama çoğu zaman yeni fikirler, farklı tespitler doğuyor. Sanal dünyada bu kadar güçlü olan ‘Şura’ kültürü neden gerçek hayatta yok?

Hayatın kullanma kılavuzu olan Kuran’da danışma anlamına gelen Şura suresi 38. ayet bir ilke koyar; “Onlar işlerini aralarında danışma ile yürütürler” Bu sadece bir tavsiye değil, bir şehir yönetim modelidir. Mesele sadece konuşmak değil, birlikte karar almak, birlikte sorumluluk taşımaktır. Biz ise konuşuyoruz ama dinlemiyoruz. Eleştiriyoruz ama çözüm üretmiyoruz.

Oysa bu topraklar istişareyi bilir. Erzurum’da ‘Sultan Sekisi’ toplantıları vardır. İnsanlar bir araya gelir, konuşur, tartışır, ortak bir kanaate varır. Aynı şekilde ‘Lonca teşkilatı’ da sadece bir ekonomik yapı değil, bir istişare kültürüydü. Esnaf kendi içinde kararları ortak akılla alır, sorunları birlikte çözerdi. Bugün dünyada ‘Davos toplantıları’ da aynı ilkeyle çalışıyor.

Erzurum’da biz bunu neden yapmayalım? Sorunlarımız ortak. Mesela neden Erzurum gibi bir coğrafyada çok katlı binalar yapıyoruz? Neden çatılardan sarkan buzlar halen daha bize ağıtlar yaktırıyor? Neden trafikte ikinci sıra park yapılıyor? Neden Palandöken’deki turist şehir ekonomisine yeterince dokunamıyor? Neden Sanayi mahallesinde kentsel dönüşüm yapıp, insanlarımızı rutubetli evlerden kurtarmıyoruz?

Neden binalarımızda otoparkı mecburi etmiyoruz? Neden gençler sınırları zorluyor? Neden inandığımız dinin gereklerini yerine getirmiyoruz? Neden herkes büyük evlerde yaşamak istiyor? Neden akrabalarımızla aramız hep limoni gibi. Daha yüzlerce sorun binlerce mesele. Bu meselelerin hiçbiri tek başına çözülemez. Ama birlikte konuşulursa çözüm üretilebilir.

İşte tam bu noktada somut bir öneri: Erzurum’daki fuar merkezinde Pazar günleri bir hol tamamen istişareye ayrılmalı. Sürekli açık bir ‘Şehir meclisi’ gibi çalışmalı. Her hafta farklı bir konu ele alınmalı. Şehir plancıları, ziraatçılar, ticaretçiler, akademisyenler, din adamları, sosyologlar, esnaflar, öğrenciler, yöneticiler, polisler, cümbür cemaat, tüm ahali.  Tüm görüşler bir araya gelmeli, tüm fikirler tartılmalı. Kimse dışarıda kalmamalı. Çünkü gerçek şura, sadece aynı düşünenlerin değil, farklı düşünenlerin de konuşabildiği yerdir.

Fuar alanının ikinci holü ise üretimin sesi olmalı. Erzurum’un ve bölgenin zenginliği burada sergilenmeli. Çevre iller de bu sürece dahil edilmeli. İnsanlar sadece konuşmakla kalmamalı, üretimi görmeli, emeği hissetmeli, şehrin değerleriyle yeniden bağ kurmalı. Bu yapı bir etkinlik değil, bir kültür üretir. Bu buluşmalar Erzurum Kongresi ruhunu taşırsa anlam kazanır. Ama asıl gücünü sürekliliğinden alır. Çünkü mesele bir gün konuşmak değil, her zaman konuşabilmektir.

Böyle bir sistem ne kazandırır? İnsanlar kendini bu şehrin sahibi gibi hisseder. Gençler konuşacak alan bulur. Esnaf duyulduğunu bilir. Yöneticiler halktan kopmaz. Şeffaflık artar, güven oluşur. Şehre gelen yerli  yabancıya farklı bir alternatif olur. Ve en önemlisi, Erzurum aklıyla, fikriyle ve üretimiyle anılan bir şehir haline gelir. Biz konuşmayı seviyoruz ama birlikte karar almayı henüz öğrenemedik. Kuranı okursanız göreceksiniz ki Allah, yönetim konusunda serbest bırakmıştır. Ancak Şura’yı işaret etmiştir.

Bir şehir, ancak ortak akılla büyür. Erzurum neden bunu başaran şehir olmasın? Düşünsenize, ekran başında harcadığımız saatleri, aynı masa etrafında, göz göze, samimi ve sonuç üreten tartışmalara ayırıyoruz. Bunu başardığımız gün şunu anlarız;

Gerçek değişim, tek bir sesle değil, birlikte konuşan bir şehirle başlar.

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.
  • NECATİ ŞAHİN 05 Haziran 2026 17:30

    BÖYLE BİRŞEY YAPILSA ŞEHRİN YARISI ÖBÜR YARISIYLA DÜŞMAN OLUR. YALAKA KESİM DİĞER KESİME SAVAŞ AÇAR.