Erzurum’da Yeni Bir Sahab Yürüyüşü

19 Haziran 2026.

Sabah ezanları okunuyor. Çok katlı apartmanlarınIn pencereleri tekleme olarak aydınlanıyor. Tekleme olarak insanlar evlerinden çıkıp camilerin yolunu tutuyor.

Şehir sessiz ve uykuda. Hiçbir ses yok. Ne insanların bağırarak konuşması nede arabaların motor sesi. İnsan sokakta yürürken kendi ayak seslerini bile duymuyor.

Gez camisi ve camiye gelen özellikle altını çiziyorum yaşlı insanlar. İmam efendi Sabah namazını huşu içinde kıldırıyor ve peşine dualar yapılıyor, cemaat sessiz ve sakince tekrar geldiği yerden evinin yolunu tutuyor.

Güneş henüz doğmamış caddeler ve sokaklar boş. Tam yürünecek zaman. Ne göze ilişecek kötülükler, nede kulağı rahatsız edecek sesler. Böyle sessizlik içinde yürümek, tefekküre dalmak ve Allah ile Baş başa kalmak. Muhteşem bir duygu.

İlk gözüme çarpan bina Eski vali konağı 1925 yılında yapılmış. Şimdilerde Tatbikat İlkokulu eğitim ve öğretime devam ediyor. Az ileride Devre-i Muttasılla yani toprak tabyalar üzerinde inşa edilmiş İstanbul kapı. 1860’lardan beri nice insanlar bu kapıdan şehre girmiş ve çıkmış. 3 Temmuz 1919 yılında Gazi Mustafa Kemal Paşamızda bu kapıdan şehre girenlerden olmuş.

Yoluma devam ederken şimdilerde olmayan Yarımca yolu ve tarihi Yarımca Mezarlığı olan yerden gidiyorum. Solumda Askerlik Şubesi, Astsubay Ordu Evi ve ileride Büyük Subay ordu evi (Bunlar yakın zamanda yıkıldı) sağımda Devlet Su İşleri yerleşkesi derken 100. Yıl parkı içinden geçiyorum. Yeşil bir bahçe insanın ruh dünyasına ışık tutuyor. Sevgi, muhabbet ve yaşanmışlıkları ve yaşanacakları hatırlatır gibi ruhumun derinliklerine etki ediyor.

Üniversite kavşağı ve yayalar için inşa edilen köprüyü geçiyorum. Yüksekten şehri izlerken doğu batı aksını seyrediyor zümrüt gibi yeşil ağaçları temaşa edip doğmakta olan güneş ışıklarının dansını seyrediyorum.

Artık Üniversite kampüsündeyim. Sağımda ormanlık alan. Muhteşem renk cümbüşü içinde güzelliklerini sergilerken sonumda lojmanlar ve sosyal binalar. Ses yok. Sakin ve insanlar henüz uyanmamış fakat ben yürümeye devam ediyorum.

İşte yeni rektörlük binası, konferans salonları. İşte eski rektörlük binası. Birden 1970’ler hatırıma geliyor. Rektör Kemal Bıyıkoğlu’nun koltuğunun yakılması peşine başlayan sağ-sol olayları ve öldürülen Doç. Dr. Orhan Yavuz geliyor.

1985'lerde kurulmuş mühendislik binası ve 1974 Kıbrıs Çıkarmasında kullandığımız F-104 uçağımız. Diğer adıyla Uçan Tabutumuz.

Az ilerde 1974 yılında üniversite sınavına girdiğim Morfoloji binası ve karşıda Ziraat Fakültesi binaları dikkatimi çekiyor. Derken artık araba sesleri kulaklarımı rahatsız ederken işine giden insanların sayısı da artıyor.

İşte karşıda Araştırma Hastahanesi. 1977’lerde öğrenci yurdu olarak kullanıldı sonra hastahaneye çevrildi. Yanında Dişçilik binası en azından 50 yıldır bölge insanına hizmet veriyor. Karşısında Tıp Fakültesi dekanlık binası önünden hızla geçerken Erzurumun en eski fakültelerinden biri olan Fen Fakültesi önünden nefes alıyorum. Alman Profesörlerin derslerini, yetiştirdikleri öğrencileri ve arkadaşlarımı hatırlıyor İşletme fakültesi binası önünde soluklanıyorum.

Fen Edebiyat Fakültesi önünden geçerken Orhan Okayları, Saim Sakaoğlu’nu, Mehmet Kaplan hocayı yüreğimde hissediyor ve yeni bir Mehmet Kaplan Hoca yetiştiremediğimiz için hayıflanıyorum.

Yolumun üzerinde 1970’lerde açılan İslami İlimler Fakültesini, 1982 yılında İlahiyat Fakültesine dönüşünü hatırlıyor bek çok hocayı hayırla yad ediyorum. Sağ tarafta iki ince minare var. Burası üniversite içinde yapılan ilk cami. Yapanlara, emeği geçenlere rahmet diliyor yürümeye devam ediyorum.

Hatırıma Sabancı Ortaokulunun yapılış geliyor. Üniversite konuk evi önünden geçerek kampüs çıkış kapısına doğru hızla yürüyorum.

Az ileride Ermeni Mezalimini simgeleyen Aziziye, Mecidiye ve Hamidiye tabyalarını hatırlatan ve 1973 yılında inşa edilen anıtla karşılaşıp bu coğrafyada ne acılar yaşandı. Allahım bu acıları Müslüman Türk Miletline bir daha yaşatma duası yapıp 1984 yılında yapılan Belediye binasını artık geride bırakıyorum. Sağımda Merkez Anadolu Lisesi, solumda Kız Meslek lisesi ve rektörlük konutunu hızla geçip Erzurum Cumhuriyet Alanına varıyorum. Karşımda 9. Kolordu binası ilersin de Öğretmen evi ve tarihi çaykara dersi derken kendimi evimin kapısı önünde buluyor ve yorgun argın kapıdan içeri giriyorum.

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.