Uzman Eğitimci, araştırmacı ve Yazar Burhanettin Yeşilyurt, Yeni Romanı "Sıfırıncı Kural" ile Okurları Katı Mükemmeliyetçilikten İnsanı Merkeze Alan Bir Yüzleşme Yolculuğuna Davet Ediyor.
Yıllarca "Hislerinizi kapıda bırakın, formüllerinize güvenin" anlayışıyla yetişen ve öğreten idealist bir öğretim üyesinin üç öğrencisiyle değişen dünyasını konu alan "Sıfırıncı Kural", okuru sert bir yüzleşmeyle selamlıyor.
Yazar Burhanettin Yeşilyurt’un kaleme aldığı eser, sadece kurgusal bir hikâye sunmakla kalmıyor; eğitim sisteminin notlar, diplomalar ve katı kurallardan ibaret olmadığını hatırlatan etkileyici bir eleştiri getiriyor."En Büyük Dersleri, Öğretmeye Çalıştıklarımızdan Alırız"
Kitabın odağında, mesleki disiplin ile insanı değerler arasında sıkışan Demir Hoca ve ona meydan okuyan üç genç öğrenci — Ada, Çınar ve Emir — yer alıyor. Ada’nın sorgulayıcılığı, Çınar’ın tutkuları ile aile beklentileri arasındaki mücadelesi ve Emir’in korkularıyla yüzleşmesi, okura kendi hayatından kesitler sunuyor.
Eserini bir "itiraf ve umut romanı" olarak tanımlayan yazar Burhanettin Yeşilyurt, kitabın çıkış noktasını şu sözlerle ifade ediyor:
"Uzun yıllar boyunca mühendisliğin ve disiplinlerin duygusallık kaldırmayan katı yapılar olduğunu savundum. Ta ki Ada, Çınar ve Emir bana en katı formüllerin bile insan eliyle yazıldığını hatırlatana kadar. Bu kitap benim pişmanlığımın, itirafımın ve nihayet gerçek anlamda öğrenmemin hikâyesidir. Anladım ki en büyük dersleri, öğretmeye çalıştıklarımızdan değil, bizden öğretilen kalıpları reddedenlerden alırız."
Bir Roman Olmanın Ötesinde: "Sizin Sıfırıncı Kuralınız Nedir?"
Başarıyı yalnızca istatistikler ve rakamlarla ölçen geleneksel anlayışa meydan okuyan "Sıfırıncı Kural", okura evrensel bir soru yöneltiyor: "Tüm disiplinlerinizden ve kurallarınızdan önce gelen, sizi insan yapan o temel ilke nedir?"
"Önce insan, sonra her şey" mottosuyla yola çıkan eser; öğretmenlerden öğrencilere, yöneticilerden uzmanlara kadar her meslek grubundan okuyucuya kendi hayatlarındaki "Demir Hoca"ları, "Ada"ları ve "Çınar"ları keşfetme imkânı sunuyor.
“Bu kitap, bir hikâye değil, bir davettir.
Siz de katılın.
Kuralları sorgulayın.
İnsanı merkeze koyun.
Ve unutmayın:
SIFIRINCI KURAL
HER ZAMAN,
HER YERDE
GEÇERLİDİR.
ÖNCE İNSAN.
SONRA HER ŞEY.”
Değişimin cesaret istediğini ve bu kitabın o ilk adımı atmak için bir davet olduğunu vurgulayan Sıfırıncı Kural, tüm seçkin kitapçılarda ve online platformlarda okurlarını bekliyor.

